Annen öldüğünde, bunu asla tamamen atlatamazsın. Sadece onunla yaşamayı yavaşça öğrenirsin. Ama onu daima kalbinde güven

Annem gittiğinde dünyam durdu.

O gün hâlâ gözümün önünde.

“Anne, iyi olacaksın” demiştim.

Ama o biliyordu, ben bilmiyordum.

Elini tuttum, sıcacıktı.

Sonra o sıcaklık yavaşça kayboldu.

Odada sadece sessizlik kaldı.

Ben orada, boşlukta kaldım.

Komşumuz Ayşe Teyze geldi yanıma.

“Kızım, ağla, içinde tutma” dedi.

Ağlayamadım, taş gibiydim.

İçimde büyük bir çöküş vardı.

Annemin elbiselerini dolaptan çıkaramadım.

Kokusu hâlâ oradaydı.

O koku beni her gece ağlattı.

“Nasıl devam edeceğim?” diye sordum kendime.

Cevap bulamadım, sessizce yürüdüm.

Günler birbirine karıştı.

Yemek yapmayı unuttum bir süre.

Kızım geldi, elimi tuttu.

“Anneanne hep yanımızda” dedi.

O küçük söz beni ayakta tuttu.

Sonra fotoğraflarına bakmaya başladım.

Gülümsediği her kareyi sakladım.

Bir gün bahçede oturdum, güneş vardı.

İçimden bir rahatlık geçti.

“Belki de bu, iyileşmenin başlangıcı” dedim.

Zaman tamamen onarmadı beni.

Ama yaşamayı öğretti bana.

Annemle konuşmayı bırakmadım.

Her sabah ona içimden seslendim.

“Günaydın anne” dedim, hep öyle.

Mutfakta onun tariflerini yaptım.

Elleri varmış gibi hissettim.

Torunuma onun gülüşünü anlattım.

“Anneannen böyle gülerdi” dedim.

Gözlerim doldu, ama kalbim ısındı.

Artık acı bir yük değildi.

Sevgiye dönüşmüştü yavaşça.

Mezarına gittim bir pazar günü.

Çiçek koydum, sessizce oturdum.

“Her gün seninle yaşıyorum anne” dedim.

Rüzgâr saçımı okşadı o an.

Sanki o cevap verdi bana.

İçimde bir huzur oturdu.

Kaybı unutmadım, sadece taşıdım.

Onu hep kalbimde sakladım.

Annemi hiç kaybetmedim gerçekten.

O benimle, her nefeste.

Rate article
Add a comment