Benim için artık yarınların kalmadığı gün geldiğinde

Benim için artık yarınların kalmadığı gün geldiğinde, bir tek şey önemli olacak.

Çocuklarımın beni bildiğinden emin olmak istiyorum.

Torunlarımın da bilmesini istiyorum.

Onları ne kadar sevdiğimi.

Ne kadar derinden sevdiğimi.

Bunu asla unutmamalarını istiyorum.

Fotoğrafta yaşlı bir çift var.

Saçları bembeyaz olmuş.

İkisi de gözlük takıyor.

Birbirlerine sarılmışlar.

Başlarını birbirine yaslamışlar.

Kadın çiçekli açık renk bir bluz giymiş.

Erkek koyu yeşil bir gömlek giymiş.

Bakışlarında huzur var.

Yıllar geçmiş ama sevgi durmamış.

Fotoğraf yuvarlak bir çerçeveye konmuş.

Arka plan bulanık bir yeşillik.

Kar taneleri düşüyormuş gibi görünüyor.

Stüdyo ışığı yüzlerini aydınlatıyor.

Saat kaç, bilinmiyor.

Ama bu, önemli değil.

Önemli olan, o anın değeri.

Kadın başını kocasının omzuna yaslamış.

Erkek onu sıkıca tutuyor.

Sanki zaman durmuş gibi.

Sanki dünya sadece onlardan ibaret.

Bu kadar basit bir sarılma, bu kadar derin anlatabilir mi?

Evet, anlatabilir.

Çünkü sevgi, sözlerden önce gelir.

Bazen bir bakış yeter.

Bazen bir dokunuş yeter.

Torunlarım büyüdüğünde ne hatırlayacak?

Sarılışlarımı mı?

Gülüşümü mü?

Belki hepsini.

Belki sadece sıcaklığı.

Ben bunu istiyorum.

Sıcaklığın kalmasını istiyorum.

Çocuklarım bazen telaşlı.

Hayat onları koşturuyor.

Ama bir gün otursunlar, düşünsünler.

Anneleri onları ne kadar sevdi?

Dedeleri, anneanneleri ne kadar sevdi?

Bunu bilsinler, yeter.

Zaman geçecek.

Yapraklar dökülecek, kar yağacak.

Ama sevgi kalacak.

O sarılma, o an, hiç bitmeyecek.

Bunu bilmelerini istiyorum.

Sevgi asla unutulmaz.

Rate article
Add a comment