Bir baba, kızına baktı.
Elinde bir araba anahtarı vardı.
– “Mezuniyetin için tebrikler kızım!” dedi.
– “Sana bir araba aldım. Artık senin.”
Kız sevinçle anahtarı aldı.
Ama babası durdu, ciddileşti.
– “Önce bir şey yapman gerekiyor.”
– “Onu bir araba galerisine götür.”
– “Sana ne kadar vereceklerini öğren.”
Kız şaşırdı ama gitti.
Araba galerisine girdi, arabayı gösterdi.
Satış elemanı arabaya baktı, başını salladı.
– “Sadece 10.000 dolar verebiliriz.”
– “Çünkü araba eski.”
Kız eve döndü, babasına anlattı.
– “Sadece 10.000 dolar teklif ettiler baba.”
– “Araba eski olduğu için.”
Babası gülümsedi.
– “Güzel,” dedi.
– “Şimdi onu rehinciye götür.”
Kız yine gitti, arabayı rehinciye gösterdi.
Rehinci dikkatle inceledi, kaşlarını çattı.
– “Sadece 1.000 dolar verebilirim.”
– “Arabanın tamire ihtiyacı var.”
Kız üzgün bir şekilde eve döndü.
– “Rehinci sadece 1.000 dolar verdi baba.”
– “Tamir gerekiyormuş.”
Babası sakin kaldı.
– “Şimdi bir şey daha yap.”
– “Bir araba kulübüne git.”
– “Arabayı orada göster.”
Kız biraz umutla gitti.
Birkaç saat geçti.
Sonra kız koşarak eve girdi.
Yüzü ışıl ışıldı.
– “Baba, inanamayacaksın!” dedi.
– “Kulüp bana 100.000 dolar teklif etti!”
– “Nadir bir modelmiş.”
– “Çok iyi durumdaymış, dediler.”
Babası gülümsedi, kızının elini tuttu.
– “Ben de sana bunu göstermek istiyordum.”
– “Her zaman şunu hatırla.”
– “Küçümseniyorsan, değersiz olduğun anlamına gelmez.”
– “Bu sadece kendi yerinde olmadığın anlamına gelir.”
Kız düşünceli bir sessizlikle dinledi.
– “Peki ne yapmalıyım baba?” diye sordu.
– “Seni görenleri bul,” dedi babası.
– “Seni gerçekten görenleri.”
Kız anahtarı sıkıca tuttu.
Gözlerinde minnet vardı.
Değerini bilen yeri bul.