Franz Kafka bir keresinde şöyle demiştir: “Sevdiğiniz her şey büyük olasılıkla kaybolacaktır. Ama kayıp son değildir. Çü

Franz Kafka bir sözüyle tanınır.

“Sevdiğiniz her şey büyük olasılıkla kaybolacaktır” demiş.

“Ama kayıp son değildir” diye eklemiş.

“Çünkü sevginin geri dönme şekli vardır” demiş.

Her zaman beklediğimiz biçimde olmaz.

Ama çoğu zaman daha derin gelir.

Daha sessiz, daha olgun gelir.

Bazen sevdiğimiz şey insanlarla geri döner.

Hayriye Teyze bunu çok iyi bilir.

Eşini kaybettiğinde altmış iki yaşındaydı.

“Her şey bitti sandım” diyor.

“Evde tek başıma kaldım” diyor.

Günler birbirine benzemiş.

Sabahlar anlamsız gelmiş.

“Çayı bile içemiyordum” diyor.

Ama bir gün kapısı çalınmış.

Komşu çocuğu Mert, elinde defterle gelmiş.

“Teyze, matematik anlamıyorum” demiş.

Hayriye Teyze gülümsemiş.

“Gel otur bakalım” demiş.

O gün başlayan ders, alışkanlık olmuş.

Her hafta aynı saatte gelmiş Mert.

“Beni bekliyor musun?” diye sormuş.

“Seni bekliyorum evladım” demiş.

Yıllar geçmiş, Mert üniversiteyi kazanmış.

Haber vermeye gelmiş hemen.

“Teyze, kazandım!” demiş.

Hayriye Teyze gözleri dolmuş.

“Eşim de öğretmendi” demiş.

“Sanki o öğretiyor gibiydi” demiş.

Mert şaşırmış, sormuş.

“Nasıl yani teyze?” demiş.

“Sana anlattıklarım onun sözleriydi” demiş.

“Ben sadece aktardım” demiş.

O gün ikisi de ağlamış.

Ama hüzünden değil, minnetten.

Kafka’nın dediği gibi olmuş.

Sevgi kaybolmamış, biçim değiştirmiş.

Bir kadından bir çocuğa akmış.

Hayriye Teyze artık yalnız değil.

Her hafta sonu Mert uğrar.

Bazen ders, bazen çay içerler.

“Hocam geldi” der şakayla.

Hayriye Teyze güler, kapıyı açar.

Kayıp, başka bir isimle geri gelmiş.

Sevgi hep yolunu bulur.

Rate article
Add a comment