Annem bunu söylerken sesinde bir bilgelik vardı, acele etmeyen, bekleyen

Annem bana bir şey söylerdi hep.

Sesinde tuhaf bir sakinlik vardı.

Acelesi yoktu, beklerdi sadece.

Sanki bir gün kendim anlayacağımı biliyordu.

O zamanlar anlamazdım bu bekleyişi.

Genç kızdım, her şeyi biliyormuş gibi davranırdım.

“Anne, sen ne diyorsun anlamıyorum” derdim.

O sadece gülümserdi.

“Bir gün anlayacaksın” derdi.

Kızardım bazen bu cevaba.

“Şimdi söyle, neden sonra olsun” derdim.

Söylemezdi, beklemeyi seçerdi.

Yıllar geçti, ben büyüdüm.

Evlendim, kendi evimi kurdum.

Sonra çocuklarım oldu.

İlk çocuğum doğduğunda bir şey değişti içimde.

Önceliklerim sessizce yer değiştirdi.

Kendimi düşünmeyi bıraktım adeta.

Çocuklarımın her nefesi önem kazandı.

Kendi sınırlarımın ötesinde sevmeyi öğrendim.

Hiç bilmediğim bir sevgiydi bu.

Karşılıksız, hesapsız, sonsuz bir sevgi.

Geceler boyu uyumadım, onlar için.

Kendi açlığımı unuttum, onlar doysun diye.

Hasta olduklarında kendim hasta oldum sanki.

Her gülüşleri bana huzur verdi.

O zaman birden hatırladım anneminkileri.

Onun o sakin bekleyişini hatırladım.

“Bir gün anlayacaksın” sözünü hatırladım.

İçimde bir şey kırıldı sanki.

Anladım, ama kelimeleri değil.

Onun ne söylediğini değil, ne hissettiğini anladım.

Bir annenin kalbini anladım.

Telefonu açtım, annemi aradım.

Sesi hâlâ o sakin tondaydı.

“Anne” dedim, sesim titredi.

“Söylesene kızım, ne oldu” dedi.

“Anladım anne” dedim sadece.

Sessizlik oldu bir süre.

“Neyi anladın canım” dedi yavaşça.

“O zaman söylediğin şeyi” dedim.

“Ah” dedi, sesinde bir gülümseme vardı.

“Demek vakti geldi” dedi.

“Neden söylemedin bana o zaman” dedim.

“Söylesem anlamazdın” dedi.

“Yaşaman gerekiyordu önce” dedi.

Ağladım telefonda, o da ağladı sanırım.

“Teşekkür ederim anne” dedim.

“Neye teşekkür ediyorsun” dedi.

“Beklemeyi bilmene” dedim.

Güldü hafifçe, o tanıdık sesiyle.

“Sen de bekleyeceksin bir gün” dedi.

Şimdi çocuklarıma bakıyorum.

Ben de bekliyorum artık onlar gibi.

Rate article
Add a comment