Anne, 20 yaşındaki çocuğuna yağmur yağacağını hatırlatmak ve şemsiyesini unutmamasını söylemek için mesaj yazar

Sabah erkenden telefon çalar.

Mesajı yazan annedir.

“Oğlum, bugün yağmur yağacak. Şemsiyeni al.”

20 yaşındaki çocuğu henüz uykuludur.

Ama mesajı görür görmez gülümser.

Çünkü annesi hiç değişmemiştir.

Hava durumunu kontrol eder, oğlundan önce bilir.

Sonra telefonu bırakır, başka bir numarayı arar.

Bu sefer kızıdır aradığı.

“Kızım, torunumun ilk günü nasıl geçti?”

Anaokulu kapısında neler olduğunu bilmek ister.

Kızı ağladı mı, ağlamadı mı diye sorar.

“Arabaya kadar ağlamadan gidebildin mi?”

Kızı güler, “Zor oldu ama başardım anne” der.

Anne rahat bir nefes alır.

Çünkü kızının da yardıma ihtiyacı vardır bazen.

Öğleden sonra başka bir kızına gider.

Bu kız yeni doğum yapmıştır.

Anne, bebeği kucağına alır.

“Sen git, duş al, kendine bak” der.

Kızı önce itiraz eder.

“Anne, yorulursun” der.

Ama anne zaten bebeği sallamaya başlamıştır.

Duş sesi arka planda duyulur.

Anne bebeğin yüzüne bakar, gülümser.

Bu an ona tanıdık gelir.

Yıllar önce kendisi de böyleydi.

Akşam olur, telefon yine çalar.

Bu sefer 40 yaşındaki oğluna mesaj yazar.

“Düğünden eve güvenli döndün mü?”

Oğlu cevap yazar, “Evet anne, geldim.”

Anne ancak o zaman rahatlar.

Çünkü bu cevabı almadan uyuyamaz.

Yatağına uzanır, gözleri kapanmaya başlar.

Ama aklına bir şey gelir.

34 yaşındaki kızı simit severdi.

Ertesi sabah markete gider.

Tam kızının sevdiği simidi alır.

Çantasına koyar, kızına götürür.

Kızı şaşırır, “Anne, buna gerek yoktu” der.

Anne sadece gülümser.

“Biliyorum sevdiğini” der.

Aslında artık bunları yapmak zorunda değildir.

Çocukları büyümüş, kendi hayatlarını kurmuştur.

Ama anne yine de yapar.

Çünkü yardım etmek istiyor.

Hâlâ onların güvende olduğunu bilmek istiyor.

Annelik, çocuklar büyüyünce bitmiyor.

Sadece şekil değiştiriyor.

Rate article
Add a comment